Bu mu özgür düşünce anlayışı?

[responsivevoice_button voice="Arabic Female"]

2007 yılı, Kalp Ameliyatımdan önce…

Mersin İdman Yurdu kulüp binasında, basın toplantısı sırasında soru soran İHA Mersin Temsilcisi arkadaşımız Hüseyin Kar’a saldırılmış ve tartaklanmıştı…

Bunun üzerine Başkanlığını yaptığım cemiyetimize  Hüseyin Kar Kardeşim bir üyemizle yanıma gelerek olayı aktardılar.

Hangi koşullarda olursa olsun.

Gazetecilerin önünün kesilmesi, korkutulması, dövülmesi, her zaman tahammül sınırımı aşardı.

Anında gereğini yapardım…

Hüseyin’i ve yanındakini alarak o günkü balık pazarında kümelenen bu kişilerin mekanına gittik.

Gereğini yaptım…

Hüseyin ve  beraberindekiler hala bu olayımızı övgüyle konuşurlar.

Onların onurlarını yüceltmek bir başkan olarak beni de mutlu etmişti…

O güne kadar kim basın toplantısı yapmak isterse,

gazetecileri tek tek bürolarından arayıp, mekanlarına davet ederlerdi.

Gazeteciler bu şekilde günlük basın toplantılarından haberdar olur ve görevlerini yapardı.

“Gazetecinin her gittiği yer her zaman tekin olmuyor!”

Diye düşünerek Cemiyet Başkanı olarak bir basın toplantısı düzenledim.

Gazetecilere saldırı ve dövülme olaylarını gündeme taşıyarak:

Bundan böyle, Vali, Büyükşehir, Amiral, Savcılık, Emniyet ve jandarma komutanlığının dışında hiç kimsenin toplantısına gazetecilerin katılmayacağını ilan ettik.

Basın açıklaması yapmak isteyenleri ( Şimdi ki Ulu Caminin bulunduğu alanda belediyeye ait kiralık tek oda dernek yönetim binamız vardı) bizim mekanımıza davet ettik…

O gün bugündür Cemiyet’te basın toplantısı düzenlenmesi bu şekilde gelenek haline geldi.

Basın toplantısı yapmak isteyenler Cemiyetimizi arar, gün ve saat verir, bizde tüm gazetecilere duyuru yapardık.

İyi de oldu.

Gazeteci arkadaşlarım böylece hem saldırılardan hem de aynı anda 3-4 basın toplantısına koşturup, yorulmaktan, kışın yağmur çamurdan, yazın da sıcaktan kurtulmuş oldular.

Bu uygulamaya diğer gazeteci örgütlerimizde sıcak baktı!

,,,

MGC’ye paraşütle inen Ağalar,

Bugün burunlarından kıl aldırtmayacak açıklamalarıyla;

Bir Tweet patlatarak, sansürcü kafalarını ifşa ettiler.

Cemiyet’te hangi amaca, kuruluşlara istinaden basın toplantısının yapılmasını engelleyecekler!

Bugün basın toplantısı yapmak isteyen onca sivil toplum örgütleri var.

Her basın açıklamalarından önce ağalara açıklamaları hakkında bilgi mi verecekler?

Kabul görülürse huzura mı alınacaklar?

Denizler, limanlar katlediliyor, Ormanlar yakılıyor, gasp ediliyor.

Tecavüzler, hırsızlıklar, yolsuzluklar…

Bunları açıklamak isteyen, tepki gösteren sivil toplum örgütleri ‘Cemiyete gelmesin’ öyle mi?

Zülfiyare dokunulmayacak…

MGC yöneticilerinin aldıkları karar kabul edilemez.

7 Dönem Başkanlığını yaptığım Mersin Gazeteciler Cemiyetinin gaflet içinde ki yöneticileri, işlerine gelmediği konularda basın toplantılarına yasak getiren açıklamaları ile Cemiyetin özgür ve korkusuz tarihine kara leke düşürmüşlerdir.

Bugüne kadar masumane açıklamalarıyla kentin çevre katliamlarına ışık tutanlara v.b. sivil toplum örgütlerine cemiyetin kapılarını kapatmaları kaygı ve utanç vericidir!

Sansürcü kafalara sahip yöneticilerin kamuoyuna duyurdukları, Cemiyetimiz adına utanç verici açıklamaları şöyle:

Daha Fazla Göster
Başa dön tuşu
Translate