CHP’li Antmen, ‘Gezi Davası kararı yok hükmündedir’

“İstinkaf etmesi gereken Hakim’in katılımı ile verilen karar usul açısından da yok hükmündedir. Kararın hukuken siyasal bir karar olması bir yana işin esasına girilmeden bile İstinaf Mahkemesi tarafından evvel emirde kararın kaldırılması gereklidir” dedi.

[responsivevoice_button voice="Arabic Female"]

CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, yaptığı basın açıklamasında Gezi Davası kararının esas açısından olduğu gibi, usul açısından da yok hükmünde olduğunu belirterek “İstinkaf etmesi gereken Hakim’in katılımı ile verilen karar usul açısından da yok hükmündedir. Kararın hukuken siyasal bir karar olması bir yana işin esasına girilmeden bile İstinaf Mahkemesi tarafından evvel emirde kararın kaldırılması gereklidir” dedi.

Alpay Antmen, kararda kıdemli üye hakimin çok önemli bir muhalefet şerhi yazdığını ancak mahkeme kararına katılan kıdemsiz üye hakim Murat Bircan’ın bu davaya bakmaması gerektiğini söyleyerek “Bu hakimin bu davaya bakmaktan istinkaf etmesi gerekli iken karara katılması Gezi Davasını usul açısından sakatlamıştır” ifadelerini kullandı.

Antmen’in açıklamalarında öne çıkanlar şu şekilde;

BU HAKİMİN BU DAVADA OLMASI KANUNA AYKIRI

“Sanıklar AKP Hükümetini devirmeye çalışmakla suçlanıyorlar. Yasal bir protesto eyleminin ancak bu kadar çarpıtılmasını bir yana bırakırsak ; Karara imza atan kıdemsiz üye Hakim AKP üyesi ve 2018 yılında AKP milletvekili aday adayı iken şimdi AKP’ye karşı yapıldığı ileri sürülen bir suçun yargılamasında yer almakta ve karara katılarak sanıkların cezalandırılması yönünde oy kullanmıştır. Gezi direnişi, sırasında da bu hakim AKP üyesidir. Bu bağlamda  Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 22.maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 34.maddei bu konuda çok açıktır. Anılan hakim bu davada görev yapamaz ve karara katılamaz”

İDAM KALKMASAYDI İDAM CEZASI VERECEKLERDİ

“İşin esasında Gezi Davası yargının siyasallaştığının çok açık bir kanıtıdır. AKP önce kendi yönetici ve üyeleri olan Avukatları Hakim yaptı ve şimdi de böyle kararlara imza attırıyor. Bu karar bir hukuk suikastıdır. Beraat kararı verilmiş bir davada müebbet karar verilmesi bunun bir yargı cinayeti olduğunun ispatıdır. İdam kaldırılmasaydı bugün idam kararı verilecekti. Avrupa İnsan Hakları ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmaması, Anayasamızın ayaklar altına alınması ve evrensel hukukun yok edilmiş olması bu iktidarın artık yönetme kapasitesinin bittiğini göstermektedir”

BU KARARI TANIMIYORUZ

“Mahkemelerin verdiği karar toplum vicdanında kabul gördüğü kadar geçerlidir. Bu karar anlattığım gerekçelerle hem hukuken hem de vicdanen geçerli değildir. İktidar şu anda yargıyı, işlemiş oldukları suçları kapatma ve topluma sopa olarak kullanmaktadır. Kurucumuz, kurtarıcımız Mustafa Kemal Atatürk “Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunmaz” demektedir. Bugün yargı bağımsız değildir. Bu nedenle hem halktan, hem hukuktan hem de kurucumuzdan aldığımız güçle diyoruz ki; varlığınızı da kararlarınızı da kabul etmiyor ve tanımıyoruz”

BU HAKİMLER YARGILANACAK

“Buradan Saray ve AKP’nin talimatlarını dinleyenlere sesleniyorum. İktidar gidiyor. Kanuna, hukuka, adalete aykırı iş yapan herkes, hukuka aykırı kararları veren herkes bağımsız mahkemeler önünde yaptıklarının hesabını verecek. Hiç kimse mahkemeye çıkınca ‘ama bize adalet bakanı talimat verdi, ama bize Cumhurbaşkanlığı talimat verdi’ demesin, o zaman onlara talimat verenler dahi yanlarında durmayacaklar ve işlenen bu siyasal suikast suçları kendi üzerlerine üzerine kalacak”

Daha Fazla Göster
Başa dön tuşu
Translate