Gültak, ‘Son sözü halk söyleyecek, gerisi teferruat’

Başkan Gültak; Akdeniz Belediye Meclisi Temmuz ayı olağanüstü toplantısı öncesi, HDP’li 5 Meclis üyesinin gözaltına alınmasını, muhalif üyelere yapılmış bir komplo olarak niteleyip, kendisiyle ilişkilendirmeye yönelik ima ve açıklamalara sert sözlerle karşılık verdi. Başkan Gültak; “Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetimizin en önemli kurumlarından Yargıyı, Savcılığı ve Emniyeti suç örgütü olarak nitelemek, ancak bir suç örgütü tarafından yapılabilir. Kimse devletin temelleri ile oynamaya kalkmasın” dedi.

[responsivevoice_button voice="Arabic Female"]

“Son sözü 2024’te halk söyleyecek, gerisi teferruat”

Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi Ağustos ayı toplantısında söz alan Akdeniz Belediye Başkanı M. Mustafa Gültak; “CHP ve HDP tarafından övülecek halim yok. Demek ki 3 buçuk yıldır doğru yoldayım. İyi şeyler yaptığımın göstergesi bu. Bundan gurur duyuyorum. Partimi, Cumhurbaşkanımı, Akdeniz’i en iyi şekilde temsil ettiğime inanıyorum. Bize oy veren veya vermeyen Akdeniz halkına saygılarımı, sevgilerimi sunuyorum. 2024 Mart ayında son kararı onlar verecek, gerisi boş, teferruat. Biz ne yaptığımızı anlatıyoruz, başkaları da bir şeyler anlatıyor. Son kararı 2024’te herkes sandığa gittiğinde görecek” dedi.

“Bizi yıpratmak istiyorlar”

Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nde, çok daha önemli gündem maddeleri varken, kendisinin sık sık gündeme getirilmesine de değinen Başkan Gültak; “Bu durum, aslında bizim de halk nezdinde iyi şeyler yaptığımızı, yıpratılmak için sürekli gündeme getirildiğimizi ancak halk nezdinde ise sevildiğimizin göstergesidir” diye konuştu.

“Borç yetkisi istemeyi ‘rant’ olarak nitelemek cehalettir”

Başkan Gültak; belediye başkanlarının borç, satış veya kiralama yetkisi almasının ilgili kanunlarla düzenlendiğinin de altını çizerek; şöyle konuştu; “Fakat bu durumu, kamuoyuna ‘rant’ olarak yansıtmak çok ilginçtir, cehalettir. Büyükşehir de borç aldı, yer kiraladı, İmar AŞ’ye 70 milyon aktarılmasını sağladı. Birçok belediyede bunlar olur. Şimdi biz, partisi ne olursa olsun tüm belediye başkanlarını rantçı olarak mı suçlayacağız? Bu nasıl bir mantıktır. Belediye dediğiniz bir kamu kuruluşudur ve tüm hesapları şeffaftır. Her türlü denetime de açıktır. Sayıştay’ın dışında, belediyemizde denetim kurulu üyelerinin çoğunu CHP ve HDP’nin elindedir. Yılda 1 kez tüm hesaplarımızı, harcamalarımızı alıp inceliyorlar. Yetmiyor, Mali Müşavirler Odası’ndan da istedikleri bir ismi getirip denetim kurulu içine koyuyorlar. Maliye Bakanlığı veya farklı kurumlardan da isim getirin dedim, kabul etmediler. Dolayısıyla Akdeniz’in hesaplarını hallaç pamuğu gibi atıyorlar. Dolayısıyla, bizim bu şekilde incelemeye imkân tanıdığımız bir denetim ortamı var. Peki, 3 buçuk yıldır sonuç nedir? Hiçbir şey! Şimdi biz miyiz rantçı? Biz mi belediyenin kaynaklarını kötüye kullanıyoruz? Kaç kere sordum; elinizde belge var mı? Çıkın konuşun.

Denetim kurulu raporunun en önemli yöntemlerinden biri budur. Bir eksiklik buluyorlarsa kendileri de Yargı karşısında sorumludurlar. Gitsinler Savcılığa suç duyurusunda bulunsunlar. Ama hiçbir şey bulamıyorlar ki. Siz, çamur at izi kalsın, ‘Gültak rantçı, ihalede şu var’… Bunları geçin, vatandaş bunları yemez. Bu tür iddiaları söyleyenlere aynen iade ediyorum. Çok şükür alnımız açıktır. Belediyenin tüm harcamaları için, her zaman ve her yerde hesap vermeye hazırım.”

“Kimse devletin temelleri ile oynamaya kalkmasın”

Akdeniz ve Büyükşehir Belediye Meclisi’nin HDP’li Üyesi Bedriye Kuş’un;  HDP’li 5 Meclis üyesinin gözaltına alınmasından dolayı Mersin Cumhuriyet Savcılığını, Mersin Emniyeti ve Yargı mensuplarını suçladığı sözlerine de tepki gösteren Başkan Mustafa Gültak; “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin temel dinamikleri ile oynamak, ancak ve ancak onu yıkmak isteyenlere yakışır. Yani devletin en önemli kurumlarından emniyet ve yargıyı suç örgütü olarak nitelemek, ancak bir suç örgütü tarafından yapılır. Kimse bu devletin temelleri ile oynamaya kalkmasın” dedi.

“Borçlanma yetkisi alamıyoruz, bir yerlerden talimat mı geliyor?”

Olağanüstü Meclis toplantısını 1 hafta öncesinden ilan ettiklerini kaydeden Başkan Gültak, sözlerini şöyle sürdürdü; “Çünkü niye? Biz, hep şu engele takıldık; ‘Büyükşehir’de borçlanma vermiyorsun, sen de alamazsın…’ Biz Büyükşehir’de borçlanma yetkisini verdik ama yine alamıyoruz. Bu nasıl olacak şimdi? Bize söylenen buydu, dilerseniz yüzleşiriz. Kur’an derseniz, Kur’an; İncil derseniz, İncil… Peki, niye biz borçlanma yetkisi alamıyoruz? Acaba bir yerlerden talimat mı geliyor? Burada da bir adaletsizlik var.”

“Olağanüstü Meclis’in yapıldığı gün, çoğunluk Cumhur İttifakı’nda değildi”

Başkan Gültak, HDP ve CHP’nin, bir kez daha algı operasyonu yaptığını gördüklerini ifade ederek, şöyle konuştu; “Neden mi? Çünkü son yapılan Mecliste, Cumhur İttifakı’nın Meclis üyesi 15… O gün 15 kişi oradaydı. Diğer oyunun rengini belli eden Meclis üyelerinin sayısı 16… Neyi tercih etti bu arkadaşlar biliyor musunuz? Algı yaratmayı, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel dinamikleri ile oynamayı ve kaos ortamını tercih ettiler. 16 arkadaş gelseydi Meclis’e, hem konuşsalardı,  hem demokratik haklarını kullansalardı, hem de işlerine gelmeyen her şeye ‘hayır’ deselerdi. Niye gelmediler? Kamuoyunu yanıltmayın! Gelseydiniz, 15’e karşı 16 oyla istediğiniz maddeleri reddedebilirdiniz.

Ama Türkiye’ye bir kez daha ispatladınız ki algıyı çok seviyorsunuz, kaostan faydalanıyorsunuz. Hiç öyle Savcılığı, Emniyeti işin içine karıştırmayın. (Meclise) gelseydiniz, siz 16 kişi biz de 15 kişiydik. Kamuoyunu yanıltmak size bir şey kazandırmaz. Mersin’in, Büyükşehir’in ve Akdeniz kamuoyunu kirli emellerinize lütfen alet etmeyin. O gün Meclis toplantısına gelip hakkınızı savunsaydınız ve gündem maddelerini geçirmeseydiniz. Ne emniyetimizi, ne savcılarımızı ne hâkimlerimizi ne de bizi zan altında bırakmayın. Kalan 1 buçuk yılda Akdeniz’in kalkınması için mücadeleye devam edeceğiz. Borçlanma alsak da yapacağız, almasak da yapacağız. Ama bu yolda yürümekle siz; ne beni, ne yargıyı, ne de emniyeti zan altında bırakamazsınız.”

Daha Fazla Göster
Başa dön tuşu
Translate